|
Tuna Koç: Sivil Havacılık Genel Müdürü görevden alınmalıdır
Kategori: Manşet, SİYASETEklenme Tarihi: Tem 31st, 2010Ekleyen: Süleyman YALÇIN
Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı’nın ardından yapılan olağanüstü kurultayda genel başkan adayı da olan KOÇ, daha önce yaptığı açıklama ile Başbakan’ın BBP’ye ziyaeritini eleştirmiş ve “Sivil Havacılık Genel Müdürü görevden alınmadan BBP Genel Merkezi AKP İle hiçbir konuda iş birliği yapamaz” demişti. Muhsin Yazıcıoğlu helikopteri’nin düştüğü Keş dağlarında geçen yıl ilki düzenlenen ve bu yıl da tekrarlanacak olan Hasret Kurultayı etkinliği öncesinde Milli Dergah’a bir açıklama yapan Tuna KOÇ; “Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü” ısrarını sürdürerek, Sivil Havacılık Genel Müdürü görevden alınmadan, bu organizasyonun bir seromoniden öteye geçmeyeceğini söyledi. “Geçen yıl yapılan Hasret Kurultayı etkinliğinde konuşan BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu Başbakan Erdoğana sert tepki göstermiş ve olayın sorumlularından hesap sorulmasını istemişti. Hükümetin gerekeni yapmaması durumunda BBP nin üzerine düşeni yapmaya mecbur kalacağını söylemişti. Ancak geçen bir sene içerisinde, gerek TBMM araştırma komisyonların da, gerekse BBP kaza komisyonunda yapılan çalışmalarda, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün her şekilde kusurlu olduğunun ortaya çıkmasına rağmen Sivil Havacılık Genel Müdürü halen görevine devam etmektedir. Tuna Koç açıklamasın da; Sivil Havacılık Genel Müdürü’nü bireysel olarak suçlamadıklarını, bir kurumu suçlu gördüklerini bu farkın iyi anlaşılması gerektiğini belirtti. “Belki de Genel Müdür Ali Arıduru Şehid Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu kendisinin de ifade ettiği gibi çok seven bir kişi de olabilir. Mesele Genel Müdürün kendisi değildir.Mesele bir kamu kurumunun insan hayatını hiçe sayarak, görevini yerine getirmeyişidir. Hava araçlarında bulunması zorunlu olan, bulunmadığı ve çalışmadığı zaman asla uçuş ruhsatı verilmemesi gereken ELT cihazı, bu helikopterde değişen uydu güncellemesi yapılmadığı halde, denetlemelerin tam yapılmaması ya da görmezden gelinmesi sonucu kaza sonrasında helikopterin yerini göstermeyerek en az bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir. Taşınan yolcunun VIP olmasına rağmen ,VIP uçuşların da bulunması gereken ikinci pilot sorgulaması yapılmamaıştır. Uçuş günü, uçuş rotasında ki hava şartları uçuşa asla uygun olmadığı halde uçuş izni verilmiştir. Kaza sonrasında arama kurtarma yasası Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü Denizcilik Müsteşarlığı ile birlikte yetkili ve sorumlu kıldığı halde, bu göevini yerine getirmeyerek kazanın aydınlatılmasını sağlayabilecek tek kişi olan İsmail Güneş’in donarak ölmesine sebebiyet vermiştir. Kaza sonrasında, yasada açık olarak belirtilmesine rağmen “kaza kırım ekibinin en az on uzman kişiden oluşması gerektiği halde, alanlarında uzmanlığı halen tartışılan üç kişiden müteşekkil bir kaza kırım ekibi kurularak kanuna aykırı davranıldığı gibi, belki kurumun bir çok kusuru da ört bas edilmiştir. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü çalışanlarının baskı altında olmadan görevlerini tam ve eksiksiz olarak, rahat bir şekilde yerine getirebilmesi için, başta Sayın Genel Müdür’ün kendisinin, soruşturmanın selameti açısından görevini en azından kaza tam olarak aydınlatılıncaya kadar bırakması, Genel Müdür bunu yapmıyorsa, Hükümetin yetkisini kullanarak Sivil Havacılık Genel Müdürü’nü görevden alması gerekirdi. Bu ülkede, bir bakanla tartıştığı ya da uyumlu çalışmadığı gerekçesi ile görevden alınan onlarca Genel Müdür, Müsteşar varken, hatta bir çok basit mevzudan görevden alınan Bakan varken bütün BBP camiasının “velevki yanlış bile olsa” Sivil Havacılık Kurumunu suçlamasına rağmen, malesef bugüne kadar hiçbir sorumlu yönetici görevinden uzaklaştırılmamıştır. Bu durum AKP Hükümetinin ayıbı olduğu kadar, BBP yöneticilerinin de ayıbıdır. Yaklaşık bir buçuk senedir, herhangi bir provakasyona sebebiyet vermemek için bizim gösterdiğimiz sabır ve anlayışın gerektiği gibi karşılık görmediğini ve doğru okunmadığını esefle müşahade ediyoruz. Haklı bir istekte bulunmamıza rağmen, bütün camiamızı baskı altına alan “aman provokasyon olmasın” baskısı sesimizi yükseltmemize malesef engel olmuştur. “Üç beş tane kendini bilmez densizin” durumdan vazife çıkararak yapacağı yanlış hareketlerin, camiayı töhmet altına almasından endişe ettiğimiz kadar, artık sorumluluk makamındaki yöneticilerin, iyi niyetinden de endişe etmekteyiz..” dedi. Milli DERGAH |
Dostlarımız
Son Yorumlar
|